TOPONYMİE NEDİR ?
29 Nisan 2017
YEŞİL RANTİYE VE ÜRÜNÜ YEŞİL SOSYETE
29 Nisan 2017

GIDADAKİ KAPİTALİST REKABET ÇARKI

Bundan elli sene evvel neredeyse her şey evlerde yapılırdı. O zamanlar buzdolabı veya derin dondurucu, mikser gibi beyaz eşyalar olmadığı için yiyecek maddeleri çabuk bozulurdu. Bu yüzden, yiyecekler ya çabuk tüketilenlerden ya da kurutularak çabuk bozulmayan cinslerden olurdu. Tabi bu yiyecekleri saklamak için tel dolaplar, kiler odaları gibi özel mekânlar vardı.
Gel zaman git zaman dünya ve Türkiye gelişti. Artık derin dondurucular, no-frost soğutuculu buzdolapları, envayi çeşit ev mutfak ekipmanları icat edildi. Artık evlerde sadece yiyecek hammaddeleri, mamul hale getirilmektedir. Yani, toz haldeki çorba, suyla karıştırılarak çorba; derin dondurucudaki patates, fritöze atılarak patates kızartma olmaktadır. Hayat kolaylaşmış, yiyecekler çeşitlenmiş ve neredeyse sadece çiğnemesi kalmış vaziyette sunulup, satılmaktadır.
Hazır yiyecek sektörü almış başını gitmiş; icat etmedikleri yemek çeşidi, karışımı, suyu kalmamış gibi..! Al ısla, al kızart, al suya kat, al hemen iç; yani sadece size para vermek ve çiğnemek ve yutmak kalıyor.
Durum böyle olunca yiyeceklerin pazarlandığı gıda satıcıları marketler, süper ve hiper marketler revaçta. Millet; karısını, kızını, oğlunu, torununu alıp marketlere gezerek; nerdeyse yarı piknik yaparak; yiyecek beğenmeye gidiyor. Herkesin elinde bir yiyecek evirip çevirip baka baka; hatta güzel kızların sundukları tanıtım lokmalarından yiye yiye alış veriş ediyorlar.
Eskilerin mezarlarından kalkıp bu durumu görmelerini arzu ederdim. Onların hayatı mı kolay bunların mı bir görseler?
Bu kolay yaşamın, tüketiciler açısından hoş olmayan tarafları da var. Yiyecek maddeleri hakkında karar vermeleri hayli zor. El aleme şirin gözükmek için girdikleri borç bir tarafa, ekonomik sıkıntıların getirdiği hayat şartları, insanları yiyecek konusunda zorluyor. Canım şimdi; araba, ev, beyaz eşya, elektronik eşya, çocukların okul servis ücretleriyle diğer insanlara konu-komşu, dost-akrabaya hava atılıyor ancak, yiyeceği kim görecek ki…!
O halde iktisat devreye girer, iktisat iyi şeydir. Hele boğazda yapılan iktisat..! Eeee..! yiyecekler pahalı,..! Ne yapalım..? İkame yiyeceklere bakalım. Hem ne olacak canım ikisi de aynı şey…! Hakiki et sucuk 20–30 ytl; şu sucuk kangalı 5 ytl. O halde iktisat canım..! Hem ne olacak ikisi de aynı şey. Hem kırmızı et zararlı, kollestrol’ü artırıyor. Bak gördün mü, yüzde altmış dana, yüzde yirmi hindi, yüzde yirmi tavuk karışımı varmış. Hccp var iso var her türlü gıda standardı da var. O halde bunu alıyorum. Aldım gitti…
Akşam televizyonun başına kuruluyorsunuz. Malum haber ajanslarını hiç kaçırmaz bizim millet!… Dünyadan haberleri olması gerek!… Hışşt susun haberler başladı…!
Salam, sosis ve sucuklardaki tehlike….Kanser dahil her şey yapıyor… Merdiven altı tabir edilen sahte imalathanelerde yapılan salam, sosis ve sucuklardaki tehlikeler sayılmakla bitmiyor… Mübarek! Kanal; sanki salam, sosis, sucuk haberleri kanalı olmuş…
Ulan! gel de ye bu sucuğu, diyesiniz geldi değil mi? Neyse güç bela haberleri bitirdiniz, ancak, kafanızda sorular oluşmaya başladı, yahu bu aldığımız malzemeler gıda standartlarında üretilen malzemeler değil miydi..? Bir bakalım dediniz ve baktınız, doğru, sizinkiler garantili canım..! Her türlü gıda belgesi var.
Evet değerli okuyucular bu ve bunun benzeri türlü tehlike saçan gıda haberlerini dinliyor ve seyrediyorsunuz. Son günlerdeki etli-sütlü gıdalar ile ilgili haberler de bu minvalde…
Bu haberlerin neredeyse tamamına yakını, kapitalist ekonominin gerekleri olan rekabet ve çıkar savaşlarının bir ürünü olarak bundan sonra da bizleri rahat bırakmayacak. Bu haberleri yapanlar; hedefe oturttukları yiyecek üreticilerinden, pazarlayıcılarından; kendilerine reklâm gelirleri olarak menfaat sağlayana kadar bu tür yayınlar sürecektir. Ne zaman ki yiyeceğe! Doyacak o kanal veya kanallar; o zaman rahat rahat yiyeceklerinizi tüketeceksiniz. Ta ki bir daha ki sefere, reklâm gelirleri azalan tv kanalları artana kadar.
Şimdilik yedikleriniz biraz midenize oturacak belki ama, ne yapalım kapitalist çark rekabetçilerin dişlileri arasında insanları böyle ezecek. Sinekten! yağ çıkarılacak!..Yaşasın rekabetçi liberal kapitalizm…!

Cengiz Duman

Araştırmacı- Yazar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir