RAMAZAN ORUCUNDA İÇERİK
6 Mayıs 2017
YUSUF’UN KARDEŞLERİ
6 Mayıs 2017

AZİZ’İN KARISI

Aziz’in Karısının Zinaya Meyletmesi

Yusuf’un büyüyüp, yakışıklı bir delikanlı olması, Aziz’in karısı­nın nezdinde olumsuz bir etki ya­parak, ona cinsi yönden meylet­mesine yol açar. Ve Yusuf’a bir tu­zak kurarak ağına düşürmeye çalı­şır. “Kaldığı evin hanımı onunla olmak istedi. Kapıları kilitleyip “Gelsene” dedi. Yusuf: “Allah’a sı­ğınırım. Rabbim bana iyi baktı. Za­limler asla iflah olmaz” dedi.” “Gerçekten kadın onu arzula­mıştı. Rabbinin işaretini görmesey­di Yusuf da onu arzulayacaktı. Böylece onu kötülükten ve fuhuş­tan alıkoyduk. Çünkü o, bizim muhlis kullarımızdandı.” (12/23-24)
Yusuf (a) 22. ayette anlatılan, resullük vazifesini almamış olsay­dı; (Rabbi’nin burhanını görmemiş olsaydı) o zaman o da kadına mey­ledecekti. Yusuf (a) bunu Kuran’da şöyle beyan ediyor:“Yine de nefsimi temize çıkar­mak niyetinde değilim. Rabbimin merhamet etmesi müstesna, nefis daima kötülüğe teşvik eder. Doğ­rusu Rabbi’im çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.” (12/53)
Böylece Allah, Yusuf peygam­beri korur ve peygamberlerin is­met sıfatının nasıl tecelli ettiğinin bir örneğini de vermiş olur. Eğer Yusuf (a) günaha meyletmiş olsay­dı doğrudan doğruya vahiy ve onun belirttiği değerler zarar gör­müş olacaktı. Bu sebebe mebni ola­rak Allah, bu olay öncesinde Yu­suf’u resullükle görevlendirerek, aynı zamanda Yusuf peygamberin ismet sıfatına da bürünmesini sağ­Iamış oluyordu.

Yusuf’a (a) Yapılan İftira
“Kapıya koştular. Kadın, Yu­suf’un gömleğini arkasından yırttı. Kapının önünde kadının kocasıyla karşılaştılar. Kadın: “Eşine kötülük yapmak isteyen bir kimsenin ceza­sı, hapsedilmekten veya can yakıcı bir azaba uğratılmaktan başka ne olabilir? dedi.” (12/25)
Bu ayette tipik bir iftira olayıy­la karşı karşıyayız. Olayda biri ka­dın diğeri erkek iki şahıs vardır ve evde yalnızdırlar. Aziz’in karısı kendisini savunmaya başlamıştır. Yusuf (a)’a iftira ederek… Yusuf da kendini savunmaktadır:“Yusuf: “0 benimle olmak iste­di” dedi.” (12/26)
Her ikisinin de suçsuzluklarını iddia ettikleri bu durumda ne yap­mak gerekir? 0 halde olayın doğ­ruluğu hakkında karar vermek için şahit lazımdır. Görgü şahidi olmadığına göre, olayda suçlunun kim olduğuna karar vermek için anlatılanların veçhesinde delil ara­mak lazımdır. 0 halde, suçsuzlu­ğunu ispatlamak için Yusuf’un kaçtığına delil olması açısından gömleğinin arkadan yırtılmış ol­ması gerekir. Çünkü gömlek ön­den yırtılmış olsa kadın mütecaviz olamaz, erkek saldırmış kadın da kurtulmak için erkeğin gömleğini önden yırtmış olması gerekir.“Kadının ailesinden bir şahit: “Eğer gömleği önden yırtılmışsa kadın doğru söylüyor, erkek ya­lancıdır. Eğer gömleği arkadan yır­tılmışsa kadın yalan söylüyor, er­kek doğrudur” dedi. Adam gömle­ğin arkadan yırtıldığını görünce, dedi ki: “Bu sizin tuzaklarınızdan biri. Çünkü sizin tuzaklarınız pek yamandır.” (12/26-28)

Kıssanın bu bölümü:
a- Kadın ile erkek arasındaki cinsi iletişimin başlangıcının her iki cinsin bir mekanda yalnız kal­malarıdır. Her iki cins hakkında yanlış anlaşılmaların, dedikodunun çıkmaması için ilk yapılacak işin birbirlerine mahrem olanların aynı mekanda yalnız bulunmamaları gerektiği bu olayla belirtilmektedir.
b- Aziz, karısının iddiasına inanmamıştır ki; karısının ailesin­den hakem isteyerek, olayın mu­hakeme edilmesini ve böylece ha­disenin doğrusunun açığa çıkarıl­masını istemektedir. Bu hususta muhakeme ve hakem olayına dik­kat çekilmektedir
c- Meydana gelen olaylarda hukuki olarak aranacak şeylerin başında delilin geldiği ve bunun önemi anlatılır.
d- Şahidin de hukuki olarak ge­rekliliğine ve önemine vurgulama yapılmaktadır Muhakemede şa­hitliğin önemli bir hukuki norm olduğunu, şahidin de adalet, dü­rüstlük gibi ilkelerle davranması, aleyhine bile olsa doğruyu beyan etmesi gerektiğine işaret edilmektedir.

Dedikodu
Aziz’in karısının, Yusuf’a yap­tığı iftiranın sonucunda Yusuf’un aklanması neticesi, Aziz ve karısı­nın olaya hakemlik yapan akraba­ları bu olayın kapanması,örtbas edilmesi cihetine giderler:“Yusuf! Sen bu işi kapat. Ka­dın! Sen de günahlarının bağışlanmasını dile. Çünkü hatalısın.”(12/29)
Ancak olayın örtbas edilme is­teğine rağmen dedikodu sayesin­de Mısır’ın bütün sosyetesi, Aziz’in karısının “zinaya meylet­me” hadisesini işitir. Sosyetenin işi, birbirlerinin yaptıkları iyi veya kötü işleri sakız gibi çiğnemek ol­duğuna göre artık bu dedikodunun önünün kesilmesi mümkün değildir.“Şehirdeki kadınlar: “Vezirin karısı kölesiyle olmak istemiş. Ka­dın onun aşkından deliye dönmüş. Biz onu apaçık şaşkınlık içinde gö­rüyoruz.” dediler.”(12/30)

Mısır sosyetesi

Tek çarenin olayı açıklamak ol­duğunu gören vezirin karısı, Mısır sosyetesini oluşturan “ileri gelen”lerin kadınlarına bir davet yaparak evin­de toplar. “Kadın onların dedikodularını duyunca onları evine çağırdı. On­lara koltuklar hazırladı ve her biri­ne birer bıçak verdi. Yusuf’a “Yan­larına çık” dedi. Kadınlar onu görünce şaşkınlıktan ellerini kestiler ve “Allah’ı tenzih ederiz. Bu insan değil, olsa olsa çok güzel bir me­lektir” dediler. Kadın: “İşte beni kınadığınız kimse. Ben onunla ol­mak istedim, fakat o iffetli kalmak istedi. Eğer isteğimi yerine getir­mezse, hapse atılacak ve zelilola­cak” dedi. ”(12/31)
Aziz’in karısının, Yusuf (a) ve kendisinin hakkında sosyetenin yaptığı dedikoduyu kendisince haklı bir mecraya çekmek için yaptığı mizansen de önemli bir nokta gündeme gelmektedir.
Sosyetenin kadınlarının, Yusuf (a)’u görünce ellerini kesip, Yu­suf’un güzelliği karşısında şaşır­malarını Aziz’in karısı, kendi işle­miş olduğu “zinaya meyletme” fi­ilinin haklılığı olarak sunmaya ça­lışmaktadır. Dolayısıyla sosyetenin hanımları Aziz’in hanımının haklı olduğunu teslim ediyorlar ki; Aziz’in karısı şöyle diyor:“Eğer isteğimi yerine getirmez­se, hapse atılacak ve zelilolacak” dedi.”(12/32)
Oysa sosyetenin kadınları “zi­naya meyletme fiilini tasvip etme­miş olsalardı, “senin yaptığın ayıp, günah, vs. “ demeleri gerekirdi. Bu da Mısır sosyetesi ve yönettikleri insanların ahlaki konumlarının hangi seviyede olduğunu bize an­latmaktadır.
Bu arada Yusuf peygamberin suçsuzluğunun ikinci bir tespiti yapılmaktadır. Hem de Aziz’in ka­rısının ağzından: “Ben onunla ol­mak istedim. Fakat o iffetli kalmak istedi.” Yusuf’un suçsuzluğu, bi­rinci defa gömleğin yırtılma yeri­nin tespiti ile hem Azız, hem de karısının ailesi tarafından görüle­rek tespit edilmesinin akabinde, sosyetenin kadınları, tabiidir ki da­ha sonra beyleri tarafından ve Aziz’in hanımının ağzından tespit edilmiş oluyordu. Kıssanın ileriki anlatımlarında üçüncü olarak da Yusuf’un suçsuzluğu tespit edile­cek ve böylece peygamberin ismet sıfatının gölgelenmemesi yüce Al­lah tarafından sağlanmış olacaktır.“Yusuf, elçiye: “Efendine dön de ellerini kesen kadınların duru­mun sor. Doğrusu Rabbim, onların tuzaklarını çok iyi bilmektedir” dedi. Melik: “Yusuf’la olmak iste­diğiniz de durumunuz neydi?” de­di. “Allah’ı tenzih ederiz. Onun hiçbir kötülüğünü görmedik” de­diler. Azizin karısı “Şimdi hak or­taya çıktı. Onunla olmak isteyen bendim. 0, doğrudur” dedi.” (12/50-51

Sonuç
Kıssanın bu bölümünün anlatım ve tefsirinde; müfessirlerin ve tarihçilerin, Yusuf’un güzelliği, onu gören sosyete kadınlarının el­lerini kesmesi olayı üzerinde ge­reksiz ve fazlaca durduklarını gör­mekteyiz. Bunun neticesi olarak, zina gibi toplumu ifsat eden bir fi­ilin ve bu fiile meylettiren sebeplerin hangi nedenle olursa olsun meşru bir sebep sayılamayacağı vurgusunun yetersiz kaldığını gözlemlemekteyiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir